26 KASIM 2008 ÇARŞAMBA
Şimdi sana söylüyorum sana da mecnun gibi aşık olan var sen bunun farkında değilsin öyle aşık ki kendini sende gizlemiş kendi ismini silmiş senin ismini koymuş ,kendi halini sende yok etmiş biri var.sana şöyle diyor şu etrafında gördüğün herşeyi senin için düzenledim sana hizmetçi kıldım büyük diye gördüğün herşey senin yanında hiç hükmünde onlar senin için var yoksa kendilerine ait bir özelliklerinden dolayı değil.
Cennet cehennem diye söylediğim herşey benim kendi halimdir.Seninle beraber olduğum heryer benim için cennet ,seninle ayrı olduğum heryer cehennem.Birkere bana baksan ,bir kere bana adım atsan ,ben sana koşarak gelirim ,benim bir kere farkıma varsan ,cennet dediğin şeyin ne kadar ehemniyetsiz olduğunu görürsün.Seni kendime çekmek ve beni farketmen için elimden geleni yapıyorum ,hiç biryere sığmayan ve heryerin hakimi olan ben ,senin kalbindeyim ne olur kapıları arala ve beni fark et.
nuralem7 dedi ki...evet farkedilmek için herşeyi yapıyor..yeterki sana duyulan aşkı farket..:)
beni farket
sana bakan benim ben
seni seven ben
sen bensin ben de sen
ama yine de biz şöyle yapalım
sen sensiz gel
ben de bensiz geleyim
hiçliğimizden hemdem olalaım
:)
kutup dedi ki...:)aşk bensizlik ulkesidir gibi olmus .....ve ruhun yorumundan snra aşıklarin atismasi gibi durmus :)
bizim kapılar açık :)hatta kilitlemek yasak babam tarafindan :) snrada niye kilitlemedin derler ama :)
5 TEFEKKÜR VE SORULAR:
misafirhane kutup'a %30 indirimli
BİR ANNE EVLADINI HİÇ DOĞURMAYABİLİR
ONU DOĞMUŞ,YAŞAMIŞ,ÖLMÜŞ HİSSEDİREBİLİR
EVLADINA RÜYA İLE OL ABİLECEKLERİ YAŞATABİLİR
BİR ANNE EVLADINA KIYABİLİR Mİ?
BİR ANNE EVLADINDAN AYRILABİLİR Mİ?
BU HALDE BİZE YÜZDE KAÇ İNDİRİM VAR YA CERRAH?.......:))
:) ben başka misafirhaneden daha uygun fiyat alldım ama cerrah :) biraz daha pazarlık edelim mi ?
''Muhakkak ki ondan geldik ve ona döndürüleceğiz''
maksat muhabbet:O ndan geldik ve O na döndürüleceksek şu an O muyuz?
Ne de güzel yazmış gölgem adeta O'ndan gelip O'na döndürülenlere dair;
"Sâdıklar, Allah-u Teâlâ’nın veli kulu olan mürşid-i kâmillerdir.
Bu sâdıklar üç merhaleden geçer.
Birincisi, dünyâya gelir. Fakat şu bir gerçektir ki dünyaya gönderilmeden evvel o sâdıklardandır, o sâdık olarak gelir.
İkincisi, bir rehber-i sâdık ile geldiği makamlara tekrar çıkar, Hakk’a ulaşır.
Üçüncüsü Allah-u Teâlâ onu vazifelendirmeyi murad etmişse onu o makamdan aşağıya indirir ve vazifedar yapar. Bir veli ikinci turda ne kadar çok yükselirse, üçüncü turda o kadar çok aşağıya iner, irşad ve terbiyesi de o kadar çok tesirli olur.
Allah-u Teâlâ onlarla olmayı emir buyuruyor. Çünkü o kulunun varlığını boşaltmış, kendi lütfu ile doldurmuştur. Ona kendini bildirmiş, mahlûka âit hiçbir şey olmadığını, her şeyin O’nun ve O’ndan olduğunu ona duyurmuştur. Sonra onu irşad için vazifelendirerek mânevî makamından indirmiştir. “Ben seni gönderiyorum, bildirdiklerimi bildir.” diye. Bunların muallimi Allah-u Teâlâ’dır. Başkasına o sermayeyi vermediği için, hiç kimse O’nu bilip öğretemez. Vermediği için kimse bilemez. Dolambaçlı yollardan gider. İşte bu hakikatı öğrenmek için Allah-u Teâlâ sâdıklarla beraber olmayı emrediyor. Bu sebepledir ki, onu bulamamak Hakk’ı bulamamak kadar mühim oluyor. Bu mühimliği kavrayabilmek de mühimdir."
Gölgem (Mağfiyet blog forum'dan alıntıdır)
YORUM GÖNDER